Dünyanın en güzel coğrafyasında yer alan ülkemiz aynı zamanda en köklü devlet geleneğinin de süzülüp geldiği bir tarihin mirasçısıdır. Devlet teşkilatlanması en küçük birime dahi nüfuz eder toplumun ve coğrafyanın hiçbir hücresi başıboş ve sahipsiz bırakılmaz.

Devlet teşkilatlanmasında Belediyeler devletin beldedeki hizmet ayağıdır. Diğer yandan belde halkının devlet kapısındaki ilk ayağı, en yakın ve kolay ulaşabileceği kapıdır.

Osmanlı döneminde Belediye Başkanı Şehremini ismi verilmişti. Yani Şehrin Emini, Şehrin emanet edildiği, şehir halkının güvendiği, sırtını dayadığı ve onun varlığıyla rahatça hayatına devam ettiği kişi demektir Şehremini… Devlet açısından da şehrini, beldesini emanet ettiği kişidir.

Belediye Başkanına canınızı malınızı sağlığınızı emanet edersiniz.(İtfaiye ve Zabıta hizmetleri) Fakat bununla bitmez ona emanet ettikleriniz. Yarınlarınız da Belediye Başkanına emanettir.

Belediye Başkanı, köklü devlet teşkilatlanmasının içinde zaten saat gibi işleyen bir mekanizmanın başını bekleyen kişi olmamalıdır. Bu işleyişi mekanik bir döngüden kurtaran ve gelişip serpilmeye elverişli organik yapılanmaya dönüştüren kişi olmalıdır. Ancak bu şekilde yalnız bugünün değil yarınların da emanet edildiği bir “emin kişi” den bahsedilebilir.

Uluborlu’muzun 1760 yılından bu yana bir “Şehremini” merkezi olduğu bilinmektedir. Bu “merkez şehir” devletin merkezi teşkilatlanmasında söz sahibi olduğu kadar, yerel yönetimde de beldenin hem asli hem feri ihtiyaçlarını, hem günü hem de yarını öngören çözümler üretmesini bilmiştir. İçme suyu ve sulama suyunda en ücra köşelere ulaşan düzenli ve verimli işleyen halen dahi kullanılan verimli bir sistem kurulduğunu görüyoruz. 20.YY’ın ortalarına kadar yazlık ve kışlık mekânlarda ikamet geleneğini sürdüren Uluborlu’da Hükümet Konağı da yüzyıllarca yazlık ve kışlık binaları arasında taşınmıştır ki bunun dünyada başka örneği yoktur.

Ülkemizde kökleşen demokratik geleneğimizle merkezi ve yerel yürütmenin başı halkımız tarafından seçilmektedir. Bu sayede 28 Mart 2004 tarihinde biz de halkımızın teveccühü ile Uluborlu’muza Belediye Başkanı olarak hizmet görevini üstlendik. O andan itibaren Uluborlu’muzun güncel ve gündemdeki sorunlarına çözüm üretmenin yanı sıra 50 yıl sonrasını da öngörerek yatırımlarımızı planladık.

İlçemizin ihtiyaçlarını değerlendirirken en önemli geçim kaynağı ilçemizin ismiyle müsemma ihraç ürünü kirazının üretim ve pazarlama aşamalarını bütün halinde düşünüp çözüm üretme yoluna gittik. DSİ’nin örnek ve pilot projesi ve Türkiye genelinde en geniş alanda gerçekleştirilen ilk Kapalı Basınçlı Sistem Damlama Sulama’nın yapım aşaması yüzde 50 oranında tamamlandı. Bu yatırımın olumlu neticesini şimdiden görmeye başladık, barajımızın su seviyesi mevsim yağışları beklenen ölçülerde gerçekleşmemesine rağmen doluluğa yakın düzeyde kalmaya devam etti. Uluborlu Kirazı Araştırma ve Uygulama Bahçesi de kirazımın üretim aşaması için geliştirilen bir projedir. Kiraz Alım Merkezimiz pazarlama aşamasında ilçemizi kiraz borsasının oluştuğu yer haline getirmiştir.

Geçen 5 yıllık hizmet dönemimize tamamen Belediyemiz imkanlarıyla gerçekleştirilen 3 büyük yatırım sığdırdık, Uzay Çatı Pazar Yeri, İtfaiye Hizmet Binası ve Düğün Salonu…Bunun yanında Beton Yapı elemanları Fabrikası, mezarlık, Alaaddin Camii çevre düzenlemesi,yeşil alanlar ve sağlıklı yaşam parklarının kazandırılması v.b.Uluborlu’muzun bugünü için yapılan hizmetlerdir. Bunun yanında Kamu yatırımlarını da ilçemize yönlendirmek için gösterdiğimiz gayret olumlu neticeler verdi, 176 konutluk birinci TOKİ konutları 2008 Eylül ayında hak sahiplerine teslim edildi, 224 Konutluk 2. TOKİ inşaatı da devam etmektedir. İbrahim Etem ERBİL Rehabilitasyon Merkezi, üç tarihi çeşmenin restorasyonu, müze, enerji hatlarının yeraltına alınması, tarihi Uluborlu Evi’nin tescili ilçemize kazandırdığımız kamu hizmetlerinden bazılarıdır.

Geçen hizmet dönemimizde olduğu gibi bu dönemde de vizyonumuz “uzağı, ufkun ötesini görebilmek ve makro planlar geliştirmektir.” Uluborlu’muzu görkemli tarihine yakışır şekilde civarın örnek “şehri” yükselen trendi olarak görüyoruz ve öyle kalması öyle devam etmesi içindir bütün gayretimiz… Bu bakış açısıyla geçen dönemde temelini attığımız ve “yönetime kim gelirse gelsin önceliği ve vazgeçilmezi olmalıdır” dediğimiz İkinci Meslek Yüksek Okulu ile Sosyal tesisleri inşaatının tamamlanması yeni dönemimizde değişmeyen gündem maddemiz olacaktır. Çarşı merkezini, “Musluk”u yeni baştan elden geçirerek modern bir iş merkezi haline getirmek ve Sanayi Çarşısının anayol üzerine uygun bir yere çıkarılarak işyeri sayısının artırılması da önümüzdeki dönem içinde gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz projelerdir.

Sevgili Hemşehrilerim, Uluborlu’da yaşamış, işi aşı burada, içinizden biri olarak oturduğumuz hizmet koltuğu bize asla “rahatlık” rehavet telkin etmedi. Aksine onun ancak bir emanet, hakkını vermemiz gereken bir nöbet mahalli olduğu bilinci, bize “rahat” vermedi. Daha güzel, tarihine ve yeşil dokusuna sahip çıkarak modernleşen bir Uluborlu için gecemizi gündüzümüze kattık ve katmaya devam edeceğiz. Böylece “rahat”ımızı kaybetmiş olsak da hizmet vermenin “huzur”una ulaşacağız. Başarımızın sırrı halkımızın memnuniyeti, vatandaşımızın gülen yüzüdür.

Selam, Sevgi ve Saygılarımla…